Çarşamba , Haziran 29 2022
Anasayfa / Makaleler / FETÖ MENSUBU ŞİRKET, ŞAHIS VE KURUMLAR NASIL TESPİT EDİLİR?

FETÖ MENSUBU ŞİRKET, ŞAHIS VE KURUMLAR NASIL TESPİT EDİLİR?

(Article 122-29.12.2016)

15 Temmuz’da dünyanın en sinsi örgütünce tertip edilen bir darbe girişimi yaşadık. Ancak Allah’ın yardımı, Türk milletinin feraseti ve Erdoğan gibi bir liderin önderliği sayesinde bu olayı şimdilik atlattık. Bu adi şerefsizler tayfasının, el atmadığı, sızmadığı devlet kurumu neredeyse yok gibi.

Şimdilerde MİT başta olmak üzere Emniyet İstihbarat kurumları, devletin içine sızmış bu hainleri deşifre etmenin çarelerini aramakta. Ancak bu iş, hiç de sanıldığı kadar olmayacak. Sayın Cumhurbaşkanı’nın yaverlerini bile koordine edebilen bir yapıyı gördükten sonra, artık söylenecek fazla laf kalmıyor. İşte o nokta; “sözün bittiği yer”.

Bu yapı sinsi bir virüs gibi sadece devlet kurumlarına değil, THY, Türk Telekom, Petkim, Aselsan, Petrol Ofisi, YÖK, ÖSYM, OYAK, Ereğli Demir Çelik, İskenderun Demir Çelik gibi çok stratejik kurum ve kuruluşlara da yerleşmiş durumda.

Peki! Bu hainler nasıl tespit edilecek?

Bunları konuşmamız gerekiyor.

Öncelikle bazı özerk devlet kurumları var ki işe oradan başlamak gerekiyor. BDDK, TMSF, MASAK, Rekabet Kurulu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Milli Emlak, RTÜK, HSYK bunlardan sadece bazıları. İcra Daireleri, Adli Yargı Kurumları, Üniversiteler, Ordu ve Emniyet’i saymıyorum bile.

MASAK’tan başlayalım. Ülkemizde para aklama suçunun önlenmesine dair mevzuat kapsamında, nakit işlem bildirimine ilişkin yasal bir yükümlülük bulunmamakta. Bununla birlikte Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve Merkez Bankası’nın konuya ilişkin talimatları çerçevesinde bankaların; ithalat, ihracat, görünmeyen işlemler ve sermaye hareketleri dışında, yurtdışına yapılan 50.000 ABD Doları karşılığı ve bu miktarı aşan Türk Lirası ve döviz transferlerine ilişkin bilgileri Merkez Bankası’na bildirmeleri gerekiyor. Ayrıca 12.000 TL ve muadili işlemlerde kimlik bildirimi yapılması zorunlu.

Türkiye standartlarında 12 bin liralık limit aslında çok düşük bir düzey olarak görünse de çoğu banka, bu kurala riayet etmediği gibi, müşterilerini rencide etmeme gayesiyle kimlik bilgilerini istemekten imtina etmekte.

Sadece FETÖ değil PKK, DHKP-C gibi terör örgütü mensuplarının para trafiğini kontrol edebilme açısından, asimetrik ve çapraz sorgulama yapıp bu verileri analiz edebilecek YAPAY ZEKÂ programlarına ihtiyacımız var.

Bankalara yatırılan en ufak paradan tutunda, ithalat ve ihracat işlemlerinden kaynaklanan yüksek tutarlı para hareketlerine kadar, hemen her ödemenin bir uçtan diğer uca kontrol edilmesi gerekiyor.

Şimdi gelelim FETÖ mensubu şirketlerin tespit yöntemine. 15 Temmuz öncesinde ve sonrasında kamu kurumlarından yaklaşık 100 bin kişi uzaklaştırıldı. 40-45 bin kişi de tutuklu. Ancak bu yapının kripto mensupları halen devlet kurumlarında etkinliğini sürdürüyor. Rus Büyükelçisinin öldürülmesi olayında görüldüğü gibi, ellerine silah alıp kendilerine verilen emri koşulsuzca yerine getiren “mankurtlar” sürüsüyle karşı karşıyayız.

Yakın gelecekte Türkiye’yi nelerin beklediğini bilemiyoruz. Ancak gerek 15 Temmuz öncesinde gerekse sonrasında, FETÖ mensuplarının yoğun şekilde örgütlendiği kamu kurumlarının temizlenebilmesi açısından bazı noktalara özellikle dikkat edilmesi gerekiyor.

Peki şirket ve kurumların içine sızmış kripto teröristleri nasıl tespit edeceğiz? İşte bunun için bazı şeylere dikkat etmemiz gerekiyor. Elimden geldiğince bunları sıralamak istedim.

  • Öncelikle Bank Asya tarafından yapılan tüm mevduat, havale, EFT, teminat mektubu, kredi ve sair bankacılık işlemlerinin tümünün, şüpheli işlem niteliğinde değerlendirilip incelenmesi gerekmektedir.
  • MASAK incelemesinde üstü kapatılan veya şüpheli işlem tespit edilmediği raporlanan ne kadar kişi veya kurum varsa FETÖ mensubudur. İnceleme sonucunda hakkında şüpheli işlem raporu tanzim edilen hemen tüm şirketler ise tertemizdir.
  • REKABET KURULU tarafından hakkında inceleme yapılan ve rekabet şartlarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle rapor tanzim edilip kendilerine para cezası kesilen ne kadar şirket varsa o şirketler tertemizdir. Rekabet şartlarına aykırılık görülmeyen ve kurulca şirket evliliği ve şirket satış işlemi onaylanan şirketler ile FETÖ mensubu kişilere aittir.
  • Yüksek cirolu şirketlerin önemli bir kısmı aslında himmet paralarının aklanmasında kullanılmaktadır. KOZA ALTIN ve KOZA İPEK grubuna ait şirketlerin tamamı bu amaçla kurulmuştur. 75 ton altın ürettiğini iddia edilen bir şirketin, bu kadar altını üretebilmek için gereken sodyum siyanür, enerji, su, hafriyat, nakliye, yağ ve diğer sarf malzemelerinin faturasını ortaya koyamaması bunun en açık göstergesidir.
  • Yıllara sarih şekilde sürekli zarar ettiği halde, yayınına devam eden TV ve radyo kanallarının tamamı FETÖ mensubudur. Kanaltürk ve Bugün TV ortaklarının, hiçbir gelirleri olmadığı ve devlete tek kuruş vergi vermedikleri halde, bu iki kanala yaklaşık 750 milyon lira para koyması başka nasıl açıklanabilir ki?
  • Yine aynı şekilde yıllara sarih şekilde sürekli zarar ettiği halde, yayınına devam eden gazete, dergi ve mecmuaların tümü FETÖ yapılanmasının bir parçasıdır.
  • MİLLİ EMLAK tarafından bir aydan kısa süre içerisinde kendilerine arsa, arazi ve bina satış veya tahsisi yapılan ne kadar şirket, vakıf ve dernek varsa bunların tümü FETÖ mensubudur. Tahsis başvurusu reddedilen ve yıllardır sürüncemede bırakılan vakıf, dernek ve şirketlerde hiçbir sorun yoktur.
  • Kamuoyunda çok fazla tanınmamakla birlikte yüksek miktarlı bağış geliri elde eden vakıf ve derneklerin tamamı FETÖ mensubudur.
  • SAĞLIK BAKANLIĞI tarafından denetlenmeyen, ceza kesilmeyen hastane ve sağlık kurumlarının tamamı FETÖ mensubudur. Çeşitli sebeplerle hakkında rapor tanzim edilip ceza kesilen, hastane ve sağlık kurumları ise temizdir.
  • Devlet büyüklerine hakaret ettiği gerekçesiyle RTÜK tarafından hakkında işlem yapılmayan veya ceza verilmeyen tüm kanallar FETÖ yapılanmasına aittir.
  • Petrol Ofisi ve Aydın Doğan örneğinde olduğu gibi bazı davaları bilerek ört pas eden Yargı mensupları FETÖ mensubudur. İşte ispatı;
  1. 2010’da D Yapım Reklamcılık ve Doğan TV Holding aleyhine açılan vergi davalarında Aydın Doğan lehine karar veren Vergi Mahkemesi Hakimi İsmail Eşref Bayrak, 24 Ağustos 2016’da FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle HSYK tarafından ihraç edildi.
  2. 2014’te Doğan TV Holding’in temyiz davasında Gelir İdaresi aleyhine kararlara imza atarak, holdingi koruyan ve İdarenin karar düzeltme istemini reddeden Danıştay Üyesi Muammer Arseven, 24 Ağustos 2016’da FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle HSYK tarafından ihraç edildi.
  3. 2014’te D Yapım Reklamcılık, 2013 ve 2015’te Doğan Prodüksiyon, 2013, 2014 ve 2015’te Doğan TV Holding adına açılan davaların tamamında lehte kararlar veren Danıştay Üyesi Bekir Sözen, FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle HSYK tarafından ihraç edildi.
  4. 2015’te D Yapım Reklamcılık, 2015’te Doğan Prodüksiyon ve Alp Görsel İletişim A.Ş. adına açılan davalarda Gelir İdaresi aleyhine, Doğan Grubu lehine kararlar veren Danıştay Üyesi Orhan Boyraz, FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle HSYK tarafından ihraç edildi.
  5. 2015’te D Yapım Reklamcılık, Doğan Prodüksiyon, Alp Görsel İletişim aleyhine açılan vergi davalarının tümünde lehte kararlara imza atan Danıştay Üyesi Hüseyin Oğuz, FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle HSYK tarafından ihraç edildi.
  6. 2015’te D Yapım Reklamcılık, Doğan Prodüksiyon, Doğan TV, Alp Görsel İletişim adına açılan davalarda Gelir İdaresi aleyhine kararlar veren Danıştay Üyesi Haşim Güney, 24 Ağustos 2016’da FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle HSYK tarafından ihraç edildi.
  • Twitter ve Facebook gibi sosyal medya araçları üzerinden devlet büyüklerine yönelik hakaretlere ceza vermeyen tüm yargı mensupları FETÖ üyesidir.
  • IELTS sınavıyla ÖSYM’den denklik alınmasına imkan sağlayan öneriyi YÖK genel kurul gündemine getirenler, kurulu yönlendirenler ve kurul kararına imza atanlar, FETÖ üyesidir. Yine aynı şekilde; Zirve, Turgut Özal, Mevlana, Melikşah ve İpek üniversitelerini, IELTS sınav merkezi olarak belirleyen kararda imzası olanlarda FETÖ mensubudur.
  • Yüksek Lisans ve Doktora yapmak üzere ÖYP kapsamında yurtdışına gönderilen araştırma görevlilerinin önemli bir bölümü FETÖ mensubudur.
  • Tek kelime yabancı dil bilmediği halde yabancı dil sınavlarından başarılı olup üniversitelere akademik personel olarak atananların tamamı FETÖ mensubudur.
  • Üniversitelerin fakülte, meslek yüksekokulu ve enstitülerinde belirli kişilerle gruplaşma yoluna giden akademisyenlerin tamamı FETÖ mensubudur.
  • FETÖ mensubu vakıf üniversitelerinde görev yapan Rektörleri mülakata alan, kefil olan ve onay veren her kim varsa FETÖ üyesidir.
  • ÖSYM bünyesinde sınav sorularını hazırlayan, dağıtan, basan, kargo hizmeti sunan tüm şirketler FETÖ mensubudur.
  • Savunma Sanayi Müsteşarlığı, MASAK, EPDK, TMSF, BDDK, TÜBİTAK gibi stratejik kurumlarda görev yapan tüm üst düzey yönetici ve bürokratlar istisnasız FETÖ mensubudur.
  • Milli Emlak Müdürlüğü ve Defterdarlıklarda görev yapan kişilerin önemli bir bölümü FETÖ mensubudur.
  • EDS (Elektronik Denetleme Sistemi), TDS (Trafik Denetleme Sistemi), MOBESE, JAMMER gibi sistemleri kuran ve işleten şirketlerin tamamı FETÖ mensubudur.
  • İCRA DAİRELERİ’nde görev yapan müdürlerin neredeyse tamamı FETÖ mensubudur.
  • İcra Daireleri tarafından el konulan mal ve araçların muhafaza altına alındığı YEDDİ EMİN PARKLARI ve DEPOLARI’nın tamamı FETÖ üyesi şirket ve şahıslardır.
  • Mahkeme ve Savcılıkların ADLİ EMANET birimlerinde görev yapan personelin neredeyse tamamı FETÖ mensubudur. (Bu sayede adli deliller değiştirilerek ortadan kaldırılmaktadır.)
  • Devlete ait kamu kurumlarının tamamında; “personel daire başkanlıkları”, “yazı işleri”, “gelen-giden evrak” ve “özel kalem” birimlerinde görev yapan üst düzey personelin ve memurların önemli bir bölümü FETÖ mensubudur.
  • Kamu kurumlarına GÜVENLİK ve TEMİZLİK hizmetini veren şirketlerin tamamı FETÖ mensubudur.
  • MERKEZ BANKASI bünyesinde görev yapan bürokratların önemli bir bölümü FETÖ mensubudur.
  • Türkiye çapındaki Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Borsaları ve ekonomik hayatta etkinliği olan resmi veya yarı kurumların tüm üst düzey yöneticileri ile yönetim kurulu üyelerinin önemli bir bölümü FETÖ mensubudur.
  • Baro mensupları, avukatlar, polisler, infaz koruma memurları, Adli Tıp Kurumu çalışanlarının önemli bir bölümü FETÖ mensubudur. Defne Joy Foster cinayeti sonrasında hazırlanan polis tutanakları ve adli tıp raporlarına istinaden, Ahmet Altan’ın oğlu Kerem Altan’ın yargılama işlemine dahi tabi tutulmaması bunun bariz bir örneğidir.
  • Türkiye çapındaki tüm adliyelerde FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle görevden alınan veya tutuklanan hakim ve savcılarca, dava dosyalarında bilirkişi olarak görevlendirilen kişilerin neredeyse tamamı FETÖ mensubudur.
  • Türkiye çapındaki tüm adliyelerde FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle görevden alınan veya tutuklanan hakim ve savcılarca, dava dosyalarındaki şirketlere KAYYUM olarak atananların tamamı FETÖ mensubudur.
  • Türk Telekom, Turkcell, Vodafone, kapatılan TİB ve diğer tüm dijital veri ve iletişim kurumlarının kritik birimlerinde görev yapan kişilerin tamamı FETÖ mensubudur.
  • Meslek odaları, bazı dernek ve vakıflar ile sivil toplum örgütlerinin üst düzey yöneticileri FETÖ mensubudur.
  • Yurtiçinde ve yurtdışında dijital veri depolama hizmeti sunan şirketlerin tamamı FETÖ mensubudur.
  • Kamu kurumlarına ait bilgisayar ve veri sistemlerinin bakım ve veri yedekleme hizmetini, çok düşük fiyatlar vermek suretiyle ele geçiren şirketlerin tamamı FETÖ mensubudur.
  • Kamu kurum ve kuruluşlarına güvenlik kamerası hizmeti veren şirketlerin tamamı FETÖ mensubudur. Danıştay saldırısı sırasında güvenlik kamerası kayıtlarının OYAK tarafından silinmesi bunun en bariz örneğidir.

Benden bu kadar! Bundan sonrası bu işi gerçekten bitirmek isteyenlere düşüyor. Herkes işini yaparsa, bu hainlerin kökü kazınır.

Aksi durumda 5 yıl sonra, 10 yıl sonra, 20 yıl sonra bu mankurtlar sürüsü tekrardan başımıza bela olur ki, bu defa Maazallah! tahmin edemeyeceğimiz kadar kan dökülür.

Dr. Mehmet Hakan Sağlam

Bunada Bakın

SİZLER; MUSTAFA KEMAL’İN DEĞİL ASKERLERİ, İTİNİN PİSLİĞİ BİLE OLAMAZSINIZ…

(Article 258 – 05.09.2019) Son dönemde Türkiye’de yaşanan bazı olaylar toplumun giderek kutuplaştığını ve bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir