Çarşamba , Haziran 29 2022
Anasayfa / Makaleler / FETÖ MENSUPLARI BİR ANDA CESARETLENDİ…

FETÖ MENSUPLARI BİR ANDA CESARETLENDİ…

(Article 147-01.04.2017)

Böyle makale başlığı olur mu?” diyeceksiniz ama maalesef olabiliyormuş demek ki.

Son iki haftadan beri Türkiye’nin hemen her yerinden birbiri peşi sıra tahliye haberleri geliyor.

FETÖ mensubu Bylock kullanıcıları, medya mensupları, işadamları birer ikişer serbest bırakılıyor ki bu sayı şimdiden 500’e ulaştı.

Akabinde bu terör örgütüne mensup bazı kişilerin hemen biti kanlandı ve sosyal medya hesaplarından intikam mesajları atmaya başladılar. Ve son olarak dün akşam saat 23.00 sularında Ülker’in ne olduğu belli olmayan, güya reklam filmi olarak çekilmiş ancak baştan sona subliminal mesajlar içeren 1 Nisan reklamı internette dolaşmaya başladı.

Fakat burada bence en ilginç olay İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce bazı hainlerin serbest bırakılması. Kamuoyunun çok yakından tanıdığı bu isimlerin başında Atilla Taş, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Abdullah Kılıç, Ahmet Memiş, Ali Akkuş, Bayram Kaya, Bünyamin Köseli, Cemal Azmi Kalyoncu, Cihan Acar, Cuma Ulus, Habib Güler, Halil İbrahim Balta, Hanım Büşra Erdal, Hüseyin Aydın, Muhammed Sait Kuloğlu, Murat Aksoy, Mustafa Erkan Acar, Oğuz Usluer, Seyid Kılıç, Yakup Çetin ve Yetkin Yıldız gibi medya tetikçileri geliyor.

Mahkemenin kararı aslında şu anlama geliyor;

  • Atilla Taş isimli şebek tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yöneltilen hakaret, yalan ve iftiralar herhangi bir suç unsuru içermemektedir!
  • Yine bu şebek tarafından AK Parti taraftarlarına yöneltilen hakaret içerikli twitter mesajları da düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiştir!
  • Gökçe Fırat Çulhaoğlu denilen mahlukun SOL Dergisi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik olarak hazırladığı iğrenç ve çirkin manşetler basın özgürlüğü kapsamında suç olarak görülmemektedir!
  • Bazen entel, bazen muhafazakar ve son olarak da Sosyalist görünümlü bir FETÖ mensubu olarak TV ekranlarına çıkıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeşil ip ile asılacağını dillendiren Gökçe Fırat Çulhaoğlu isimli şerefsizin yaptıkları ise hiçbir şekilde SUÇ değildir!

Sadece bu dört madde bile Türk yargısının FETÖ yapılanmasına karşı ne kadar masumane baktığının en büyük göstergesi değil midir?

Sayın! hakim ve savcılarımız, inanılmaz bir aymazlık ve vurdum duymazlık içerisinde son iki haftadan beri birbiri peşi sıra kamuoyunun vicdanını sızlatan tahliye kararları vermeye başladılar.

Şimdi bu zatı muhteremlere soruyorum;

  • Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı Çankaya köşkünde zehirleyerek öldüren, otopsi yapılmadan apar topar defneden, Adli Tıp Kurumu raporlarıyla oynayıp “zehir var ama zehirlenme yok” gibi bir rapor hazırlatanlar bunlar değil midir?
  • Hırant Dink’i planlayarak öldüren, sonrasında bu işi ört pas edip kapatanlar bunlar değil midir?
  • Türkiye’yi tüm dünyaya karşı, güvenden yoksun ve diğer dinlere karşı yaşama şansı tanımayan bir ülke şeklinde göstermek için Rahip Santoro cinayetini işleyenler bunlar değil midir?
  • Cumhuriyet Gazetesi’ni bombalayan ve iki gün sonra çalıntı arabayla Ankara’ya gidip Danıştay eylemini gerçekleştirerek bir Danıştay hakimini öldürenler bunlar değil midir?
  • Gezi olaylarında akılsız gençleri kışkırtan, Türkiye’nin büyük şehirlerini bir ay boyunca eylem sahası haline dönüştüren, binaları, araçları yakıp yıkan, polisleri öldüren, kendilerine ait TV ve gazetelerden hükümeti ve Diktatör olarak isimlendirdikleri dönemin Başbakanı Erdoğan’ı istifaya davet edenler FETÖ mensupları değil midir?
  • Ele geçirdikleri HSYK vasıtasıyla yargıyı baştan sona şekillendiren, istediklerini istedikleri yere atayan, organize ettikleri düzmece soruşturma ve incelemelerle hakim ve savcıların hayatını karartanlar bunlar değil midir?
  • Düzmece iddialarla milyonlarca insanın evini gözetleyen, telefonlarını dinleyen, düzemece davalar açıp yargılatan, ceza verip hapise yollayan, bazı MHP milletvekillerinin ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın seks kasetlerini kamuoyuna ifşa edip istifaya zorlayan ve siyaseti dizayn edenler bunlar değil midir?
  • MİT tırlarını durdurup MİT mensuplarını gözaltına alan, “İŞİD’e silah gönderiyor” yalanını uydurarak öncelikle Türkiye’yi, ardından MİT Başkanı Hakan Fidan’ı ve Erdoğan’ı uluslararası mahkemelerde yargılatmayı planlayanlar bunlar değil midir?
  • 17/25 Aralık 2013 tarihlerinde kendilerine mensup polis, savcı ve hakimlerce suçsuz insanlara operasyon yapıp, bu ülkenin milli bankası konumundaki Halkbank’ı hedef gösteren, bakan çocuklarını düzmece belgelerle gözaltına alan, Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasındaki montaj konuşma kayıtlarını kamuoyuna servis eden, ayakkabı kutusu-dağınık yatak ve para sayma makinelerini operasyonun ilk beş dakikası içerisinde tüm dünyaya servis edenler bu adi yaratıklar değil midir?
  • 15 Temmuz 2016 gecesi ordu içerisine sızan FETÖ mensuplarınca bu ülkede darbe yapıp, 250 insanın ölümüne, 2000’den fazla insanın yaralanmasına sebep olan ve ülkeyi bölünmenin eşiğine getirenler bunlar değil midir?
  • Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanı döneminde Erdoğan’ı çeşitli defalar suikast düzenleyenler bunlar değil midir?
  • PKK, HDP, PYD, JPG, DAEŞ, MLKP-C, DHKP-C gibi tüm terör örgütlerine her türlü lojistik desteği veren, onlara yol ve imkan sunan, yaptıklarını görmezden gelen, bu terör örgütleriyle her türlü işbirliğini yapan bunlar değil midir?
  • 15 Temmuz darbesi esnasında Doğu ve Güneydoğu sınırlarımızı boşaltıp, DAEŞ ve yabancı devletlerin Türkiye’yi işgal etmeleri için her türlü olanağı sunanlar bunlar değil midir?

Şimdi FETÖ yapılanmasının şerefsiz ve kanı bozuk mensuplarını serbest bırakan hakim ve savcılarımıza soruyorum; bu kadar suç işleyen, bu ülkeyi parçalamayı kafasına koyan, Amerikan, Alman, Fransız, İngiliz, İsrail, Fransız ve diğer tüm yabancı istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde olan bu yapının mensuplarına neden müsamaha gösteriyorsunuz kardeşim?

Baklavacı dükkanından iki dilim baklava çaldığı için ceza verdiğiniz çocukları hatırlıyor musunuz?

Gaziantep’te 10 Ağustos 1997 gecesi ünlü bir baklavacı dükkanının kapısını kırarak içeri giren 4 çocuk, baklava ve antepfıstığı çaldıkları iddiasıyla yargılandıkları davada 9 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak çocuklardan üçü olay tarihinde 18 yaşından küçük oldukları için cezaları 6 yıla indirilmiş, 19 ay cezaevinde kalan çocuklar Rahşan Affı’yla serbest bırakılmıştı.

Baklava çalan çocuklara 9 yıl hapis cezasını gönül rahatlığıyla verebilirken, terör örgütüne açık ve aleni destek veren FETÖ mensuplarını serbest bırakabiliyorsunuz.

Helal olsun size! Ne helali, lanet olsun size!

Dün verdiğiniz kararla kripto FETÖ mensuplarının gönlüne su serpip, bu şerefsizlerin yine kışkırtıcı twitter mesajları atabilmesine ve cesaretlenmesine sebep oldunuz.

FETÖ mensuplarınca bugüne kadar hakkı yenen, öldürülen ve linç edilen onlarca, yüzlerce, binlerce insanın hakkı size haram, zehir zıkkım olsun…

Ne diyelim?

Sözün bittiği yerdeyiz.

 

Bunada Bakın

SİZLER; MUSTAFA KEMAL’İN DEĞİL ASKERLERİ, İTİNİN PİSLİĞİ BİLE OLAMAZSINIZ…

(Article 258 – 05.09.2019) Son dönemde Türkiye’de yaşanan bazı olaylar toplumun giderek kutuplaştığını ve bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir