Çarşamba , Haziran 29 2022
Anasayfa / Makaleler / “ERDOĞAN GİBİ OLMA! BİZE BİAT VE İTAAT ET”

“ERDOĞAN GİBİ OLMA! BİZE BİAT VE İTAAT ET”

(Article 016-01.09.2014)

Danıştay’ın 146. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun konuşmasına tepki gösteren Başbakan Erdoğan salonu terk ve Feyzioğlu’na unutamayacağı bir ders vermişti. Feyzioğlu yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan’ı ve Hükümet’i açıkça topa tutmuş ve “bitireceğim, bitireceğim, bitireceğim” tarzında saygısızca bir konuşma yapmıştı. Erdoğan, Yargıtay’ın Adli Yıl Açılış Töreni’nde aynı şahsın konuşma yapması durumunda yapılacak toplantıya katılmayacağını da daha o günden peşinen ilan etmişti.

10 Ağustos 2013 Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında bu olay sıkça dillendirildi. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması durumunda bu gerginliğin sona ereceği ve Yargıtay’ın açılışına gideceği konuşuldu durdu. Halbuki Erdoğan’ın mizacını az çok bilenler onun geri atmayacağını çok iyi bilirdi ama “insanda akıl olmayınca dil ne yapsın?” Nitekim Erdoğan gitmeyeceğini açıkladı. Sonrasında bu defa gözler Başbakan Davutoğlu’na çevrildi. Aynı yorumlar onun için yapıldı. “Vay efendim, Davutoğlu toplumsal gerginliği azaltacakmış da, toplantıya gidecekmiş de” falan filan. Davutoğlu’da aynı şekilde davrandı ve toplantıya gitmeyeceğini açıkladı. Helâl olsun Davutoğlu’na.

Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Türkiye’deki yerleşik anayasal vesayet kurumlarının yıllardır yaptığı gibi Başbakan’ı ziyaret edip, güya onu iknâ etmeyi denedi ama bu defa yanlış hesap Başbakanlık’tan döndü. Yargıtay Başkanı ziyaretinde aslında şunu dile getirmek istedi; Bak Davutoğlu, biz diğer kurumlara asla ve kat’a benzemeyiz. Biz Yargıtay’ız. Bu devletin esas sahibi ve idarecileriyiz. Gel bize biat et, itaat et ki, seni sevelim, koruyalım, seninle iyi geçinelim”.

Başbakan Davutoğlu’da mealen şu cevabı verdi; Siz Yeni Türkiye’de hiçbir şey değilsiniz. Yerel mahkemelerin verdiği kararları düzelten veya onayan bir kurumsunuz, başkaca da bir özelliğiniz yok. Hükümete ve Başbakanlara kafa tutmanız bu saatten sonra mümkün değil. O günler eskide kaldı. Darbe Anayasalarının size verdiği orantısız gücü de kabul etmiyoruz. Siz gidin bu dakikadan sonra Metin Feyzioğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu gibi Eski Türkiye’nin aktörleriyle çelik çomak oynayın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun ilgili taraflara gösterdiği tepkinin tam karşılığı işte bu. Tabi onlar siyaseten bu kadar açık ve net konuşmuyor ama verilen tepkinin izahı tam da bu olsa gerek. Tepki sadece Yargıtay’a mı? Hayır. Bu dakikadan sonra Cumhurbaşkanı ve Başbakan’dan beklenen; Yargıtay, Danıştay, HSYK, Anayasa Mahkemesi, Barolar ve TÜSİAD tarzı azınlık kurum ve kuruluşlarına ziyaretleri sonlandırmalarıdır. Devleti, Hükümetleri ve siyasileri tehdit etmeyi görev edinen bu tarz vesayet kurumlarını yalnızlaştırmak ve sadece asli görevlerine döndürmenin zamanı gelmiştir.

Çok değil, bundan on, onbeş yıl öncesine lütfen bir dönüp bakın. Bırakın Yargıtay ve Danıştay’ı, herhangi bir üniversiteyi ziyaret eden bakan ve başbakanlara bile bazı “Rektörlerce” hakaret edilmedi mi? Şuna bakar mısınız? Eski Türkiye’de bir üniversite rektörü, bu ülkenin başbakanına milyonların gözü önünde rahatlıkla hakaret edebiliyor, hükümeti acımasızca eleştirebiliyor, allı pullu cüppeleri sırtlarına geçirdikleri ve üç tane kamera gördükleri anda bitleri kanlanıp sayıp sayıştırmaya başlıyordu.

Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan, lütfen bu kişileri yalnızlaştırın. Onlarla polemiğe bile girmeyin. Hiçbir toplantı ve törenlerine gitmeyin. Türkiye’de “Devlet benim” diyen ne kadar yapı, kurum ve şahıs varsa hepsini yerden yeksan edin. Devlet bir tanedir. Devletin üstünde hiçbir kurum ve kuruluş olamaz. Vesayet kurumları ve onların yöneticileri kendi oyun bahçelerinde oynayıp dursunlar. Bu tür kurumlara geçmiş yıllarda verilen tüm imtiyazları geri alın. Hepsi birer sade devlet memuru haline dönüşsün. Emekli olduklarında hediye, plaket, teşekkür belgesi verme geleneğini de kaldırın. Herkes parayla işini yapıyor, hiç kimse Hilâl-i Ahmer yararına çalışmıyor. İşlerini yapıp emekli olup gitsinler. Tıpkı bu ülkenin diğer memur ve işçileri gibi.

Başbakan Davutoğlu, Yargıtay Başkanı Ali Alkan’ın davetini kabul edip o toplantıya katılsaydı inanın AK Parti’de çözülme işte o zaman başlayacaktı. Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun, Başbakan Erdoğan’ın restine karşılık Metin Feyzioğlu’nu toplantıya davet edip konuşma hakkı vermesi, çok ince ve güzel planlanmış bir oyundu. Yeni Başbakan, Yargıtay’ın kurduğu bu tuzağa düşseydi bunun arkası hemen gelecekti. Dün Başbakan Davutoğlu’nun yanında şirin şirin poz veren Yargıtay Başkanı, daha ilk toplantıda birbiri peşi sıra yeni mesajlar ve tehditler savuracak, Bak işte dediğimize geldin, bize biat et ki rahat et, Erdoğan gibi davranma ki seni sevelim” havası yaratacaktı. Başbakan ve Cumhurbaşkanı birbirine düşürülecek, daha da önemlisi Davutoğlu’na yönelik halk desteğinin azalması söz konusu olacak ve 2015 Genel Seçimleri için AK Parti’nin ve Davutoğlu’nun altı oyulmaya başlanacaktı.

Şimdi Hükümet ile Genelkurmay arasında çok iyi bir uyum var. Ama aynı yalnızlaştırmanın askerler için de yapılması gerekiyor. Bundan 10 yıl önce askeri törenlere katılan hükümet yetkililerine ve çeşitli devlet erkânına, misafir oldukları halde gözlerinin içine baka baka az hakaret yapılmadı değil. Yeni Türkiye’de hiçbir suç, hiçbir ahlâksızlık ve hiçbir terbiyesizlik karşılıksız bırakılmamalıdır. Üç tane çapsız adamın, kendini tatmin etmek ve birilerine şirin görünmek için bu tür açılış törenlerinde ve seramonilerde dengesizce konuşmalar yapmasına fırsat verilmemelidir.

Yargı bağımsızlığı adı altında her türlü hukuksuzluğu ve ahlâksızlığı kendileri için hak gören, yasaların ve Anayasa’nın kendilerine vermediği yetkileri kullanan, iç hukuk yolları tükenmediği halde kendilerince hukuk düzeni yaratan Eski Türkiye’nin bu hantal kurumlarının ortadan kaldırılmasının zamanı gelmiştir. Yeni Anayasa’da Yargıtay, Danıştay, HSYK ve Anayasa Mahkemesi gibi vesayet kurumlarının sil baştan yenilenmesi ve belki de kaldırılması gerekmektedir. Aksi durumda gelecek nesillere miras bırakacağımız en kötü şey bu anayasal vesayet kurumları olacaktır.

Google’dan derlediği yalan yanlış haberlerle Adalet ve Kalkınma Partisi’ne kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’yı, Selam Tevhid Örgütü gibi ne yaptığı ve ne olduğu henüz bugün bile anlaşılamayan uyduruk bir örgüt yaratıp bunun üzerinden Başbakan’ı, Bakanları ve hatta MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı tutuklamayı, hükümeti devirmeyi ve Gülen Devleti’ni kurmayı planlayan Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş ve diğer savcıların cesaretini unutmayalım. Sahiden merak ediyorum; Selam Tevhid Terör Örgütü nedir? Nerede kurulmuştur? Amacı nedir ve ne iş yapar? Eylemleri nelerdir? Lideri ve yöneticileri kimlerdir? Anlayan varsa bir zahmet bana anlatsın.

Bu kadar aptalca bir örgütü yaratıp, bu kadar aptal gerekçelerle 40 bin kişiyi izinsizce dinleyip operasyon başlatmak ancak fındık beyinli insanların yapacağı bir şeydir. Örgütün ismini Garb İslâm Devleti, isim uzantısına ise Batı ülkelerinin çok hoşuna gidecek “El-Kaide” veya “Hizbullah” kelimelerini yerleştirselerdi sanırım daha başarılı olurlardı. ABD, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği ülkelerinin terör örgütü listesinde bile yer almayan, tamamen hayâl mahsulü bir örgüt demek ki ancak böyle alıklarca yaratılabilirmiş. Allah Türkiye’yi bu tarz hukukçuların şerrinden, vicdanından, adaletinden ve vereceği kararlardan korusun.

Anayasal bir vesayet kurumu olan 1982 Anayasası’nın Türkiye’ye hediyesi olan HSYK’nın mevcut yapısına ve gücüne bakan yabancı bir gazeteci, 17/25 Aralık 2013 Darbe Girişimi sırasında başka bir gazeteciye Twitter üzerinden şu soruyu soruyordu; “Türkiye hangi ülkenin sömürgesi ve HSYK hangi ülkenin sömürge valiliği?”

Yazıklar olsun Türkiye’yi bu duruma düşürenlere.

Bunada Bakın

SİZLER; MUSTAFA KEMAL’İN DEĞİL ASKERLERİ, İTİNİN PİSLİĞİ BİLE OLAMAZSINIZ…

(Article 258 – 05.09.2019) Son dönemde Türkiye’de yaşanan bazı olaylar toplumun giderek kutuplaştığını ve bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir