Anasayfa / Makaleler / ALİ TOP AT, AHMET TOPU TUT, RECEP TOPA BAK…

ALİ TOP AT, AHMET TOPU TUT, RECEP TOPA BAK…

(Article 257 – 10.07.2019)

23 Haziran 2018 seçimlerinden beri yaşanan gelişmeler aslında bugünlerde yaşanacakların habercisi niteliğindeydi.

Son birkaç aydan beri eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül önderliğinde yeni bir parti kurulacağı ve Üç Dönemlikler olarak isimlendirilen bazı küskün milletvekillerinin bu parti içerisinde yer alacağı konuşulup duruyordu zaten. İlk girişim Ali Babacan cephesinden geldi ve yeni partinin kuruluşu konusunda ilk adım atıldı.

Sayın Erdoğan, Abdullah Gül’ü Dışişleri Bakanı ve Başbakan yaptığı gibi son olarak bu yüce devletin en üst makamı olan Cumhurbaşkanlığı makamına da oturttu. Aynı durum Ahmet Davutoğlu için de geçerliydi. Ve tabi ki Ali Babacan, Hayati Yazıcı, Cemil Çiçek ve Bülent Arınç gibi tipler için de.

Erdoğan’ın yanında görünüp, onun arkasından her türlü fırıldağı çeviren muhafazakâr medyanın tetikçileri başta olmak üzere tüm Türkiye düşmanları için Abdullah Gül ve avenesi sadece ve sadece AK Parti’yi parçalamaya yönelik bir Truva Atı’dır. Amiyane tabirle Türkiye düşmanları açısından Abdullah Gül “kullan-at” niteliğindeki basit bir kağıt peçeteden başka bir şey değildir. Tıpkı onun etrafında çöreklenmeye çalışan Ali Babacan, Bülent Arınç ve diğer bazı AKP’liler gibi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan S-400 sorununu başarıyla nihayetlendirmekten, Suriye konusunda risk yüklenmeye, Doğu Akdeniz’de Türk çıkarlarını korumaktan Libya’daki oldubittilere izin vermemeye kadar yüzlerce, binlerce sorunla birebir ilgileniyor. Ülkenin en büyük sorunu ise hiç şüphesiz FETÖ ile mücadele. Ancak maalesef FETÖ ile mücadele konusunda gösterilen çaba ve gayretler, sadece ve sadece Erdoğan’ın yaptıklarıyla sınırlı. Erdoğan’ın en yakınında yer alanlar bile bu mücadeleye yeter derecede ehemmiyet göstermiyor ve olası bir iklim değişikliğine karşı pozisyonlarını koruma içgüdüsüyle hareket ediyor.

Cumhurbaşkanının bir şekilde pasifize edilmesi, suikasta uğraması veya öldürülmesi durumunda, Erdoğan’ın en yakınında bulunan kişilerin, aynı gün içerisinde Fethullah Gülen’e biat edeceklerinden son derece eminim. Hatta bu kişilerin Erdoğan’ın ortadan kaldırıldığı haberini alır almaz medya karşısına çıkıp; “Erdoğan çok korkunç ve acımasız bir diktatördü, korkumuzdan ağzımızı açamıyorduk, konuşanın kellesi gidiyordu” mealinden açıklama yapacaklarından da adım gibi eminim.

Hatta bazılarının yalakalıkta sınır tanımayıp, Facebook ve Twitter’daki profil resimlerini meczup Fethullah’ın alık alık boşluğa bakan resimleriyle değiştirme yoluna gideceklerinden de adım gibi eminim.

15 Temmuz gecesi İstanbul ve Ankara’da kan gövdeyi götürüp, Marmaris’te Erdoğan’ın kaldığı otele darbeciler tarafından suikast amaçlı operasyon düzenlenirken ortalıkta görünmeyip telefonlarını dahi açmayan milletvekilleri, bakanlar, müsteşar ve bürokratlar, belediye başkanları, il ve ilçe teşkilat yöneticileri ve hatta meclis üyeleri ve tabi ki bu hükümet döneminde iş yapıp palazlanan işadamları, kendilerini yandaş medya grubu içinde gösterenler “ERDOĞAN’I SATACAK KİŞİLER LİSTESİ”nin ilk sıralarında yer alacak.

ABD, İsrail, Almanya ve daha birçok ülke yıllardan beri Erdoğan’ı devirmenin hesaplarını yapıp duruyor. Bu ülkelerin Gezi Olayları, 17/25 Aralık Yargı ve Emniyet Darbesi ve 15 Temmuz Askeri Kalkışması’na verdikleri destek ayan beyan ortada. ERDOĞAN’ı devirebilmek için ülke içindeki ihanet gruplarına aktarılan paraların ise haddi hesabı yok.

Açık Toplum Vakfı gibi yapılanmalar üzerinden sadece Türkiye değil, etraf coğrafyamızdaki onlarca ülke de şekillendiriliyor. Soros tarafından kurulan bu vakfın ilk kurulduğu yer Macaristan ve şu anda 70’ten fazla ülkede aktif olarak faaliyet gösteriyor.

Vakfın web sitesinde yer alan bilgiye göre, bu vakfın dünya çapındaki 2017 yılı toplam bütçesi 940,7 milyon dolar. Kurulduğu günden bu yana kadar yapılan harcamaların toplamı ise tamı tamına 14 milyar dolar!

Türkiye’de kurulan Açık Toplum Vakfı’nın resmi senedine göre, kurucu Mütevelli Heyeti’nde Can Paker, Osman Kavala, İshak Alaton ve Murat Sungur gibi isimler yer alırken, Yönetim Kurulu’nda Can Paker, Osman Kavala ve Leyla Alaton bulunuyor. Vakfın 2008-13 yılları arasındaki 5 yıllık dönemi kapsayan faaliyet raporunun girişinde İshak Alaton imzasıyla yer alan yazıda, kaynaklarının “çok büyük ölçüde” Soros’tan geldiği zaten belirtiliyor.

Vakfın web sitesinde yer alan en güncel faaliyet raporu 2008-13 yılları arasındaki dönemi kapsıyor. Faaliyet raporunda 5 yıllık dönem içerisinde; “TOG, TESEV, DİTAM, DİSA, SALT, TÜSEV, GPOT, Anadolu Kültür, KA-MER, LGBT gibi 75 sivil toplum kuruluşu, Koç, Bilgi, Kültür ve Boğaziçi gibi 15 farklı kamu kurumu ile 252 projenin yürütüldüğü, eğitim, toplantı ve ev ziyareti sayesinde 755 bin 774 kişi ile temas kurulduğu” anlatılıyor.

Küresel sermaye ve Türkiye düşmanları, Erdoğan’ı devirebilmek için bugüne kadar milyarlarca dolar para harcadı. Ancak dikkat edin son bir yıldır yeni bir toplum mühendisliği çalışması yürütülüyor ve Türk halkının en hassas noktası olan “mağduru koruma” ilkesi üzerine çalışılıyor. Ekrem İmamoğlu’nun cilalanması, Gül, Davutoğlu ve Babacan gibi tiplerin ezik gösterilip mağdur edebiyatıyla topluma kabul ettirilmesi bu projenin en önemli ayağı.

Erdoğan Saray Bosna dönüşü sırasında bu kişiler hakkında bazı açıklamalarda bulundu ve “kırgın” olduğunu söyledi. Ali Babacan ise bugün attığı bir tweet mesajında “70 kadar milletvekili ile mecliste grup kuracaklarını” belirtti.

Yaşananlar karşısında üzülüyorum ve Erdoğan’a yaptığım onca uyarının dikkate alınmadığı gördüğüm için de hayıflanıyorum. Türkiye siyaseti; tarihinde hiç yaşamadığı kadar büyük ihanetlere sahne olacak. Kimlerin kimlerle ilişki kurduğunu, kimlerin kaç kuruşa satıldığını, kimlerin Erdoğan’ı yalnız bırakacağını, kimlerin ikiyüzlülükte destan yazacağını hep beraber göreceğiz.

İlkokul yıllarında okuma yazma öğrenirken kullanılan fişler vardı; “Ali topu at, Ayşe bal al” minvalinde. Şimdilerde Aliler, Ahmetler, Abdullahlar top atıp tutarken, Erdoğan sadece seyretmekle meşgul.

Sayın Erdoğan kendisine oy veren kitlelerin taleplerini dikkate alıp AK Parti’yi “paçoz, ahlaksız, iş takipçisi, rüşvetçi, kibri tavan yapan, halkı hakir gören” kişilerden temizlerse ne alâ,  temizlemezse fişlerin niteliği de içeriği de değiştikçe değişecek ve eti ciğeri beş para etmez adamların farklı taleplerine muhatap olacak.

“Ali parti kurdu”, “Bülent yapacağını yaptı”, “Hayati gemiyi terk etti”, “Abdullah el verdi.”, “AKP’liler istifa etti.”, “Ahmet grup kurdu”, “Cumhur azınlığa düştü.”, “Ali attı Recep baktı”, “Erdoğan iktidarı kaybetti.” gibi fişleri galiba daha sık göreceğiz.

Allah Türkiye’nin yardımcısı olsun.

Dr. Mehmet Hakan SAĞLAM

Bunada Bakın

ERDOĞAN TOKATI YEDİ YEMESİNE DE İSTANBUL İL TEŞKİLATI VE AKP’Lİ GERİZEKÂLILARIN DURUMU NE OLACAK?

(Article 255 – 23.062019) 31 Mart 2019 Yerel Seçim sonuçlarından iki hafta sonra “ERDOĞAN İÇİN …

Bir yorum

  1. Allah Türkiye’nin ve islam ümmetinin yardımcısı olsun. Amin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir